Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Başka İşimiz Olmadığı İçin İkisini de Baştan Sona İzledik: Exxen mi Gain mi?

-> Türk futbol kamuoyu ''Mesut koşmuyor, defansa yardım etmiyor'' geyiği için geri sayıma başladı.
-> Putin yazlık saray iddiaları hakkında konuştu: ''Yahu bu yazlık külliye Vladimir Putin'in kendi şahsi malı değil ki, bu külliye milletimizin evidir...''
-> İrfan Can Kahveci'yi transfer etmek isteyen Fenerbahçe, oyuncu için kulübü Başakşehir'e 5 milyon Euro ve 1500 taraftar vermeyi teklif etti...
-> 16 GB telefonu kapasite sorunu yaşamadan kullanabilen M.K.B, gözünü dolmuş hattı ihalesine dikti...
-> Yasakların uzamasıyla izlenen filmlerin ımdb puanı 3.2’ye kadar düştü...
FOTOHABER

Hükümet üyeleri arasındaki en yükseğe sallama mücadelesinde bakanlığın faaliyet alanını avantaja çeviren Karaismaloğlu farkı açıyor...

Yeni dizi ''Saadete Yeşil Işık'', Milli Görüş Gömlekleri sponsorluğunda TRT’de...

BLOG

Israrla Hatırlamak İsteyen Ruh Hastaları İçin: 14 Maddede 2020'ye Bakış...

KİTAP

Yeni Dönem Karantina Günlerinize ve Story'lerinize Renk Katacak 5 Şahane Öykü Kitabı

HALKIN SESİ

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."
VİDEOHABER

Gökçek'in cinleri dinozorlara dövdürme planı nasıl yarım kaldı? Birazdan...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bugüne kadar Koronavirüs'e karşı başarılı bir mücadele ortaya koyan bağışıklık sisteminiz, saatte 90 km hızla gelen ticari araca karşı en ciddi sınavına çıkacak... devam...

Formula 1 İzlerken Keyif Almaya Çalışanlar Platformu: ''Aynen, yine olmadı...''

Formula 1'de sezonun 14. yarışı olan İstanbul Grand Prix'si Mercedes pilotu Lewis Hamilton'un 1.'liğiyle sona ererken, uzun yıllardır bu spordan zevk almaya çalışan kitleden yine kötü haber geldi... devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Sağlık Bakanlığı, Yaklaşan Merkür Retrosu Nedeniyle Aşılamanın İleri Bir Tarihe Ertelendiğini Açıkladı...

Sağlık Bakanlığı, 30 Ocak'ta başlayacak Merkür Retrosu nedeniyle aşılamanın geri kalanının ileri bir tarihe ertelendiğini açıkladı. devamı...

700 TL'lik Bitcoin Yatırımı İçin Günde 8 Saat Grafik İzleyen Mert Eygin(28)'e Piyasalardan Sert Tepki: ''Lan hani 5 yıl unutacaktın?!''

Bir kaç haftadır süren geri çekilme ve dalgalanmalar yüzünden gergin günler geçiren kriptopara piyasası, hırsını küçük yatırımcı Mert Eygin(28)'den çıkardı...devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Sinema

Christopher Nolan, Size Kendinizi Geri Zekalı Gibi Hissettirecek Yeni Filmini Gururla Sunar: TENET

The Dark Knight serisi, Inception, Interstellar falan derken İngiliz yönetmen Christopher Nolan günümüz sinemasının oyun kurucularından biri haline geldi. Kendisi genellikle filmlerini yaz ortalarında çıkarıp “yazın filmi” titrine oynar. Bu yaz da dünya yıkılarken bizi 2 saat maske takıp salonda film izleyecek vurdumduymazlığa ulaştıran filmi Tenet ile karşımızda. Şaka bi yana, abi biraz “yazın kralı” olabilmek için bizi harcadı ya neyse… (Biz de harcanmaya baya okeydik)

Peki, nedir bu TENET?

Adet yerini bulsun, önce bir fragman çakalım:

Nolan’dan bekleyeceğiniz gibi Tenet beyninizi bükecek, hatta daha önce hiç bükmediği kadar! Hiçbir şey çaktırmadan konuyu şu şekilde ifade edeyim: Kendisine “protagonist” (TR: ana karakter) olarak hitap edilen bir CIA ajanı (John David Washington), nereden çıktığını anlamadığımız partneri Neil (Robert Pattinson) ile dünyayı yok olma tehlikesinden kurtarmaya çalışıyor. Tehlikenin ne olduğunu söylemek ayıp, ama bilin ki gelecekten geliyor! Bir yandan da kötü adamımız silah tüccarı Rus abi (Kenneth Branagh) ve oğullarını kullanarak resmen tutsak haline getirdiği karısı Cat (Elizabeth Debicki) falan var. Hepsini birbirine bağlayan da bu “savaş”.

Nolan’ın zaman fetişi var bilirsiniz. Inception’da rüyalarda zamanı bozuyordu, Interstellar’da bir karadeliğin içinde, Memento desen kıçı başı ayrı oynuyor. Hepsi de böyle he. Tenet’ta da zamanla oynuyor ve bizi yepyeni bir konseptle tanıştırıyor: ZAMAN EVRİLMESİİİİ. Yolculuğu değil ha, evirmesi. (Bunu anlatmaya kalksam fizik makalesine dönecek o yüzden konseptle sizi baş başa bırakıyorum. Bir de orjinali “time inversion” he.)

Ancak, Transformers’ı aratmayan aksiyon sekanslarıyla ve hızlı tempolu kurgusuyla, bu kadar derinlikli bir konuyu tek seferde içselleştirip filmi tamamen okuyabilmek pek mümkün değil gibi. Filmin başrollerinden Pattinson bile aylarca olan biteni anladığından emin olamamış. O yüzden filmden bir alıntıyı buraya bırakıyorum: “Onu anlamaya çalışmayın, onu hissedin.”


- Abi ben bi şey anlama...
- Şşştt sus ve hasılatı hisset...


Gerçi bana sorar sanız filmi hissetmek de en az anlamak kadar zor çünkü filmde hissedilecek pek bir şey yok. Bilirsiniz ki Nolan, bir filmin kalbini oluşturmakta çok güçlü bir yönetmen. En büyük ölçekli olayların, en karmaşık durumların bile ortasında her zaman bir şey hissetmeye iter bizi. Batman’i ele alışındaki en büyük başarılarından biri de bu değil miydi mesela?

Gel gör ki, Tenet’ta bu konuda başarılı olduğunu pek söyleyemem. Ana karakteri pek umursamıyoruz ve onunla bir aksiyon kahramanı olması dışında pek bir ilişki kuramıyoruz. Diğer karakterle kurduğu ilişkiler de zorlama ve yeterince iyi işlenmemiş. Şüphesiz bunda başrol, Denzel’in oğlu John David Washington’ın filmi taşımaya yeterli olmayan ve ifadesiz performansının da etkisi var. (Nolan senelerce filmlerinin başrolleri hep beyaz oyuncular olduğu için eleştirildi, o yüzden bu filmin başrolünü siyahi bir aktöre vermesi şaşırtıcı değil.)

Yönetmenin, James Bond’a ve casus janrına olan sevgisini duymuşsunuzdur. Tenet’ta da Nolan’ın zekasına yakışır bir şekilde çok daha karmaşık tehlikelerle karşı karşıya gelen, zaman büken bir Bond izliyoruz. Yatlar, zengin iş adamları, ajanlar, Ruslar… Bir aksiyon filmi olarak ele alsak gerçekten müthiş keyif alacağınıza eminim. (Araba takip sahnesinin böylesi yok!) Bilim kurgu olarak da sizi bir hayli memnun edecek, size yeni konseptler öğretecek ama zaman zaman benim gibi fizik ile o kadar haşır neşir bir insan değilseniz, kafanızı sevecek. Ancak dediğim gibi, tüm bu mükemmel karmaşayı birbirine ve sizi de filme bağlayacak o duygusal bağı bulamayabilirsiniz.



Normal dönemde olsak “Koşun sinemaya çabuk!!!” diye bağırırdım. Mükemmel değil belki ama canımız Nolan’ımızın yeni filmi ve kesinlikle daha önce benzerini görmediğinize de eminim.  Ama şimdi korona morona ne bileyim...

Not: Ben filmi Inception’a çok benzettim. Bilim kurgu türünde oldukça hareketli ve riskli gizli uluslararası bir operasyon, kafası bir hayli karışık baş karakter, aksiyon sekansları, özellikle flashback sahnelerinin kurgusu, yeni Yusuf’umuz Mahir ve yani Saito’muz Satar aralarındaki benzerliklerden bazıları. Başrol Washington da iki filmin “akraba” olduklarını söylemişti mesela. Bakalım siz de bunu hissedecek misiniz?

Not 2: Açılış sahnesi yine MÜ-KEM-MEL!

(Ece Karaağaçlı bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->